Trive Yatırım’ın piyasa analizinde, Nisan ayında görülen yüksek artışın ardından Mayıs ayındaki gerilemenin “gerçek bir normalleşme” değil, önceki dönemde yaşanan enerji şokunun tekrarlanmamasından kaynaklanan teknik bir yumuşama olduğu vurgulandı. Enerji ve mevsimsel gıda kalemleri hariç tutulduğunda fiyat baskısının hâlâ güçlü olduğuna dikkat çekildi.
Analizde ana harcama gruplarındaki gelişmelere de detaylı şekilde yer verildi. Konut kaleminin yıllık yüzde 45,59 artışla en yüksek katkıyı yapan kalem olmaya devam ettiği, kira kaynaklı baskının hizmet enflasyonunu yapışkan hale getirdiği belirtildi. Ulaştırma grubunda yüzde 34,29’luk yıllık artışın enerji fiyatlarındaki oynaklıkla doğrudan ilişkili olduğu, akaryakıt fiyatlarının aylık bazda yüzde 2,03 yükselmesinin bu baskıyı desteklediği ifade edildi.
Gıda grubunda yıllık yüzde 34,86 artış görülmesine rağmen aylık bazda yüzde 0,48’lik düşüş kaydedildiği, bu gerilemede mevsimsel etkiler ve baz etkisinin belirleyici olduğu aktarıldı. Ancak yaz aylarında tarımsal arz koşulları ve kur gelişmelerinin gıda fiyatları açısından kritik olmaya devam edeceği vurgulandı.
En dikkat çekici gelişmenin giyim grubunda yaşandığı belirtilen analizde, aylık yüzde 11,29’luk artışın fiyatlama davranışına ilişkin soru işaretlerini artırdığı ifade edildi. Yıllık bazda görece düşük seviyede olsa da aylık sert yükselişin enflasyon dinamiklerinde oynaklığı artırdığı değerlendirildi.
Trive Yatırım, çekirdek enflasyonun aylık yüzde 2,92 ile manşet enflasyonun üzerinde gerçekleşmesini en kritik sinyal olarak öne çıkardı. Bu ayrışmanın, fiyat baskısının yapısal olarak sürdüğüne ve enflasyonla mücadelenin beklenenden daha zor olabileceğine işaret ettiği belirtildi.
Para politikası görünümüne ilişkin değerlendirmede ise TCMB’nin faiz indirim döngüsüne başlaması için erken olduğu, piyasalarda da Haziran toplantısında faiz değişikliği beklenmediği ifade edildi. Ancak mevcut verinin, faiz artırımı ihtimalini tamamen dışlamadığı ve bu olasılığı güçlendirdiği görüşü paylaşıldı.
Borsa İstanbul tarafında özellikle bankacılık hisselerinde görülen satış baskısının da bu sıkı para politikası beklentisinin bir yansıması olabileceği ifade edilirken, TCMB’nin yıl sonu enflasyon hedefi olan yüzde 24 seviyesine ulaşabilmesi için para politikasında sıkı duruşun korunmasının zorunlu olduğu vurgulandı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 Kongrem Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.