Reklam
Vakıf Katılım
Tarih : 2026-08-04 08:42:04

Piyasalarda gözler ABD-İran diplomasisi, Hürmüz Boğazı ve enflasyon verilerinde

Trive Yatırım,"Piyasa Notu" raporunda küresel piyasalarda haftanın ana gündeminin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında yeniden diplomasi ihtimali, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD ekonomisinden gelen güçlü veriler ve Türkiye'deki enflasyon görünümü olduğunu belirtti. 

Raporda, jeopolitik risklerin enerji piyasaları üzerindeki etkisinin sürdüğü, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ise veriye bağlı para politikası yaklaşımını koruduğu vurgulandı.

Rapora göre küresel piyasalar haftaya, ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine yönelik beklentilerle başladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik geniş kapsamlı saldırı planını iptal etmesinin ardından yaptığı görüşme teklifine karşın, Tahran yönetimi Washington ile doğrudan müzakereler yürütüldüğü iddialarını reddetti.

Buna rağmen Umman aracılığıyla sürdürülen temaslarda, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerini kısmen kolaylaştırabilecek geçici bir rota konusunda ilerleme sağlandığı belirtilirken, İran'ın boğazın tamamen yeniden açılmasına ilişkin somut bir taahhütte bulunmamasının diplomatik sürecin kırılganlığını koruduğu ifade edildi.

Raporda, enerji piyasaları açısından belirleyici unsurun tarafların açıklamalarından ziyade Hürmüz Boğazı'nda düzenli ve güvenli gemi trafiğinin yeniden başlayıp başlamayacağı olduğu vurgulandı.

Trive Yatırım, diplomasi umutlarının önceki seansta Brent petrolde jeopolitik risk primini azaltarak fiyatların gerilemesine neden olduğunu ancak taraflardan gelen çelişkili açıklamaların bu iyimserliği zayıflattığını belirtti.

Raporda, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin halen sınırlı olması nedeniyle enerji arzına ilişkin risk priminin fiyatlardan tamamen çıkmasının mümkün görünmediği, bu nedenle petrol fiyatlarında haber akışına bağlı yüksek oynaklığın devam edebileceği kaydedildi.

ABD imalat sektörünün temmuz ayında beklentilerin üzerinde büyüdüğüne dikkat çekilen raporda, imalat endeksinin 55,6 seviyesine çıkarak Mayıs 2022'den bu yana en yüksek düzeyi gördüğü belirtildi.

Üretim artışı, yeni siparişlerdeki güçlenme ve istihdamdaki toparlanmanın ekonomik aktivitenin üçüncü çeyreğe güçlü başladığını gösterdiği ifade edilirken, bu görünümün Fed'in kısa vadede faiz indirimi için hareket alanını daraltabileceği değerlendirildi.

New York Fed Başkanı John Williams'ın mevcut faiz seviyesini enflasyonu yüzde 2 hedefine ulaştırmak açısından yeterince kısıtlayıcı gördüğünü aktaran Trive Yatırım, Fed'in veriye bağlı politika yaklaşımını sürdürdüğünü ve enflasyon hedefe yaklaşmadığı takdirde yeniden sıkılaşma seçeneğini masada tuttuğunu belirtti.

Raporda UBS'nin değerlendirmelerine de yer verilerek, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın ileriye dönük yönlendirmeyi azaltan iletişim stratejisinin piyasalarda öngörülebilirliği düşürebileceği ifade edildi.

Bu yaklaşımın karar alma esnekliği sağlasa da özellikle uzun vadeli tahvil piyasalarında oynaklığı artırabileceği değerlendirildi.

ABD'de 25 eyaletin, Trump yönetiminin 60 ticaret ortağından yapılan ithalata uyguladığı yeni gümrük vergilerine karşı Uluslararası Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğu belirtilen raporda, hukuki sürecin uzamasının ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırabileceği kaydedildi.

Tarifelerin kaldırılmasının enflasyon baskısını azaltabileceği, uygulamanın sürmesi halinde ise ithalat maliyetleri üzerindeki baskının devam edeceği ifade edildi.

Trive Yatırım, Morgan Stanley'nin altın fiyatlarında yaşanan yüzde 26'lık geri çekilmeye rağmen orta vadeli yükseliş beklentisini koruduğunu aktardı.

Raporda, altındaki toparlanmanın Fed'in faiz politikası, reel faizler ve doların seyrine bağlı olacağı, kısa vadede ise fiyat oynaklığının sürebileceği değerlendirildi.

ABD'nin Japon yenini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği döviz müdahalesinde dolar yerine euro satmasının dikkat çekici bir tercih olduğu belirtilen raporda, bu adımın dolar üzerinde baskı oluşturmadan yeni desteklemeyi amaçladığı ifade edildi.

Ancak kalıcı toparlanmanın, Japonya ile ABD arasındaki faiz farkının azalmasına bağlı olduğu vurgulandı.

Raporda Türkiye'de temmuz ayında tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 1,78 ile haziran ayının üzerinde gerçekleşmesine rağmen piyasa beklentisi olan yüzde 1,87'nin altında kaldığı belirtildi.

Yıllık enflasyonun ise yüzde 32,11'den yüzde 31,75'e gerilediği hatırlatılarak, dezenflasyon sürecinin devam ettiği ancak çekirdek enflasyon ve hizmet fiyatlarındaki katılığın sürdüğü ifade edildi.

Bu görünümün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde temkinli davranmaya devam edeceğine işaret ettiği kaydedildi.

Raporda Deutsche Bank'ın Türkiye için 2026 yıl sonu enflasyon tahminini enerji maliyetleri ve jeopolitik riskler nedeniyle yüzde 29'dan yüzde 30'a yükselttiği bilgisi paylaşıldı.

Buna karşın bankanın, TCMB'nin yılın son çeyreğinde faiz indirimlerine başlayacağını öngördüğü ve Türk lirası cinsi tahvillere yönelik tavsiyesini "güçlü ağırlık artır" seviyesine yükselttiği aktarıldı.

Trive Yatırım, rezervlerdeki toparlanma ve dış dengedeki iyileşmenin Türk varlıklarına ilgiyi desteklediğini, ancak olumlu görünümün korunmasının TCMB'nin sıkı para politikası çerçevesinden erken ayrılmamasına bağlı olduğunu değerlendirdi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 Kongrem Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.