Reklam
Tarih : 2026-04-19 13:53:56

Nilüfer’de Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın paneli düzenlendi

Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panel, iki oturum halinde gerçekleştirildi. Programın ilk oturumu, Nazım Hikmet Kültürevi’nde tarih meraklılarının katılımıyla yapıldı. Panelin koordinatörlüğünü Doç. Dr. Hacer Karabağ Aslan, moderatörlüğünü ise Prof. Dr. Selen Durak üstlendi. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile akademisyenler ve araştırmacılar katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, Nilüfer Hatun’un bıraktığı mirasa dikkat çekerek, “Nilüfer Hatun sadece bir padişah eşi veya valide sultan değil, inşa ettirdiği yapılarla kentin sosyal dokusunu örmüş ve Türk kadının toplumsal hayattaki kurucu iradesinin en somut örneklerinden biri olmuştur. Erken dönem Osmanlı kadının vakıflar aracılığıyla eğitime, sağlığa ve sosyal yardımlaşmaya sağladığı bu katkılar, bugünkü sosyal belediyecilik anlayışımızın da temel dayanaklarını oluşturuyor” dedi.

Moderatör Prof. Dr. Selen Durak ise kadınların yapılı çevrenin biçimlenmesinde yalnızca kullanıcı değil, karar verici özneler olarak yer aldığını belirterek, erken Osmanlı kadınlarının kurdukları vakıflar ve inşa ettirdikleri yapılarla kentlerin fiziksel gelişimini doğrudan etkilediklerini ifade etti.

Panelde söz alan Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı kuruluş dönemi kroniklerinin eleştirel bir gözle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Orhan Gazi dönemi kadın figürlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emecen, Nilüfer Hatun’un Yarhisar Tekfuru’nun kızı olma ihtimalinin zayıf olduğunu, Nilüfer ile Orhan Bey’in tanışmasının Bursa’nın fethi dönemine denk geldiğini söyledi. Ayrıca Süleyman Paşa’nın annesinin Nilüfer Hatun değil, Efendize Hatun olabileceği görüşünü paylaştı.

Araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu ise Osmanlı kroniklerinin olaylardan yıllar sonra kaleme alındığını belirterek bilgilerin çağdaş kaynaklar, tahrir defterleri ve saha araştırmalarıyla karşılaştırılması gerektiğini ifade etti. Kaplanoğlu, Orhan Bey’in eşlerine ilişkin değerlendirmesinde Nilüfer Hatun’un Şile Tekfuru’nun kızı olabileceği görüşünü dile getirdi. Nilüfer adının ise Bursa Ovası’ndaki nilüfer çiçeklerinden geldiğini, derenin adını köprüden değil, köprünün adını dereden aldığını belirtti.

Prof. Dr. Fikret Yılmaz da Nilüfer adının Bursa’nın kent hafızasındaki yerine değinerek Nilüfer Çayı’nın şehir hayatındaki önemine dikkat çekti. Yılmaz, “nilüfer odunu” geleneği, çay çevresindeki kahvehaneler ve kervan meydanına ilişkin bilgiler paylaşarak Nilüfer adının kentsel kimlik açısından önemli bir unsur olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Nilgün Elam ise Bizans ve Osmanlı diplomasisi arasındaki evlilik ittifaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elam, Asporça Hatun’un büyük olasılıkla Bursa çevresindeki Bizanslı bir soylu aileye mensup olduğunu belirtirken, Nilüfer adının Yunanca kökenli isimlerle ilişkilendirilmesine dair kanıtların sınırlı olduğunu ifade etti. Ayrıca Orhan Gazi’nin Bizans prensesi olduğu kesin olarak bilinen tek eşinin, İmparator 6. Yannis Kantakuzenos’un kızı Theodora olduğunu vurguladı.

Panelin ikinci oturumu soru-cevap şeklinde devam etti. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı programın sonunda konuşmacılara günün anısına hediye takdim edildi.

 
 
  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 Kongrem Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.