Reklam
Vakıf Katılım900
Tarih : 2026-10-27 10:50:00

Duran: İklim diplomasisinde küresel adalet ve hakkaniyete ihtiyacımız var

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, “Sıfır Atıktan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi” panelinde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğiyle mücadelenin dış politika ve ulusal güvenlik açısından önem taşıdığını belirtti. Duran, “Bugün burada aynı zamanda dış politikamızın ve ulusal güvenliğimizin önemli meselelerinden birisini ele alıyoruz” dedi.

İklim diplomasisi alanındaki ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla bir kitap hazırlandığını aktaran Duran, çalışmanın Türkiye’nin iklim alanındaki birikimini, mücadelesini ve vizyonunu bir araya getirdiğini belirterek, “Bu kitabın bu alandaki çalışmalara ve politika geliştirme süreçlerine katkı sağlamasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

İklim krizinin sonuçlarının yaşanmaya başlandığını kaydeden Duran, çözüm sürecinde uluslararası politikaların adalet ve hakkaniyet temelinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Duran, “Ülkeler arasındaki sosyal adalet ihtiyacını göz ardı etmemek gerekiyor. Bilimsel bilgi yeterli değil, siyasi karar alma süreçleriyle de desteklenmeli” diye konuştu.

Teknoloji transferi ve iklim finansmanının önemine değinen Duran, ülkelerin bu alanlarda daha fazla kapasite geliştirmesinin beklendiğini ifade etti. İklim müzakerelerinde adil bir yaklaşımın gerekliliğine dikkati çeken Duran, “Ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda ise adil bir müzakere rejimine ihtiyacımız var” dedi.

Küresel iklim yönetiminin farklı aktörlerin katılımıyla çok katmanlı bir yapıya dönüştüğünü belirten Duran, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir kriz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Çatışmaların çevre ve iklim koşulları üzerindeki etkilerine de değinen Duran, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının insan hayatının yanı sıra küresel iklim açısından da sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede bütüncül bir yaklaşım benimsediğini belirten Duran, Türkiye’nin 2021 yılında Paris Anlaşması’nı onayladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2053 net sıfır emisyon hedefinin iklim mücadelesindeki kararlılığı gösterdiğini aktaran Duran, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sanayide karbon ayak izinin azaltılması, sürdürülebilir tarım ve doğal alanların korunmasının öncelikli politika alanları arasında bulunduğunu bildirdi.

Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin iklim mücadelesine katkı sunduğunu belirten Duran, Türkiye’nin öncülüğünde 105 ülkenin desteğiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini söyledi. Duran, sıfır atık yaklaşımının küresel ölçekte yaygınlaşmasının Türkiye’ye iklim diplomasisi alanında yumuşak güç kazandırdığını ifade etti.

İklim politikalarının topluma doğru aktarılmasının önemine dikkat çeken Duran, dezenformasyonun bu alandaki çalışmaları etkileyebileceğini belirtti. İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin farklı konularda yürütülen dezenformasyon faaliyetlerini takip ettiğini aktaran Duran, “Yasalar ve toplum arasında bir anlatı köprüsü kurmak zorundayız” dedi.

İklim iletişiminde yalnızca risklere ve felaket senaryolarına odaklanılmasının toplumdaki kaygıyı artırabileceğini belirten Duran, medyanın çözüm odaklı bir dil kullanmasının önemini vurguladı. Duran, “Bütün mecralarda geleceğimizi umutla inşa eden bir dil kullanmamız gerektiğine iletişim başkanı olarak buradan işaret etmek isterim” ifadelerini kullandı.

Çocuklarda çevre bilincinin eğitim ve medya içerikleriyle desteklenmesi gerektiğini belirten Duran, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun (TRT) çevreye duyarlı yayıncılık çalışmalarına ve Anadolu Ajansının 2022 yılında hayata geçirdiği Yeşil Hat projesine değindi. Duran, TRT Çocuk ekranlarında yayımlanan “Sıfır Atık Elçileri” içeriğinin yanı sıra “Kaptan Pengu ve Arkadaşları”, “Kehribar” ve “Boncuk” gibi yapımların çocuklara çevre bilinci kazandırmayı amaçladığını kaydetti.

Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in Türkiye’nin iklim diplomasisi vizyonunu uluslararası toplumla paylaşması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Duran, “Hedefimiz, iklim konusundaki sözlerin ölçülebilir ve kalıcı uygulamalara dönüşmesine katkı sağlamaktır” dedi.

COP31 kapsamında uluslararası taahhütlerin uygulanmasının hızlandırılmasının ve ülkeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinin amaçlandığını ifade eden Duran, İletişim Başkanlığının Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını uluslararası kamuoyuna aktarmak için çevre ve iklim medya turları düzenlediğini bildirdi. Konferansa katılacak ulusal ve uluslararası medya mensuplarının akreditasyon işlemlerinin sürdüğünü belirten Duran, yaklaşık 3 bin basın mensubunun işlemlerine ilişkin çalışmaların devam ettiğini aktardı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’in farklı koşullara ve önceliklere sahip ülkeleri ortak çözümler etrafında buluşturacağına inandığını belirten Duran, “Antalya’dan gelecek nesillere daha temiz, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya bırakma umudunun yeşermesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 Kongrem Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.